115 yıllık vefa
Abdülhamit'in ABD'ye yardım için gönderdiği altınlar fidan olrak geri döndü
1894 yılında büyük bir yangın yaşayan ABD'ye 300 altın gönderen II. Abdülhamit'in altınları, 115 yıl sonra fidan olarak geri döndü.
Soner ÖZCAN/ANTALYA (AHT)
Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit'in 1894'te büyük bir orman yangını yaşayan ABD'ye yaptığı 300 altınlık yardım, 115 yıl sonra karşılığını buldu. Antalya'da geçen yıl meydana gelen ve Türkiye'nin en büyük orman yangınına üzülen ABD'liler, yardım kampanyasına katıldı. Texas'ta başlatılan yardım kampanyasına katılan ABD'liler, 10 bin dolar bağış toplayarak Abdülhamit'in 300 altınına karşılık Antalya'da bir hatıra ormanı oluşturdu.
2 BİN FİDAN DİKİLDİ Antalya'da da bir ayağı gerçekleştirilen 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na katılan ABD'li çocuklar, turizmin başkentinde oluşturulan ?Texas-Antalya Dostluk ve Hatıra Ormanı'na fidan dikti. 13 kişilik akademisyen, gazeteci, doktor ve mühendislerden oluşan gruba, Türkçe Olimpiyatları'na katılan ABD'li öğrenciler de eşlik etti. ABD'li heyet, Lara-Kundu'da Orman Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilen 30 dönümlük alana 2 bin çam, okaliptüs, fıstık çamı ve servi fidanı dikti.
Hem Türk Telekom Arena hem de Ali Sami Yen’deki loca satışları hızlanırken, maddi olarak nefes alan yönetimin de eli iyice güçlendi.
Galatasaray’a bahar geldi, camiada 1 yıldır yaşanan sıkıntılar artık yerini huzura bıraktı. Rijkaard’la yapılan sürpriz anlaşmanın sonrasında özellikle Seyrantepe’de yapımı duran yeni stadın localarının satışında büyük hareketlilik yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz ay satışa sunulan locaların büyük bir bölümünü elden çıkaran ancak paraları tahsil edemedikleri ortaya çıkan Sarı-Kırmızılılar’ın Rijkaard’ın gelmesiyle loca rezervasyonlarını birer birer satışa dönüştürmeye başladıkları öğrenildi. Ayrıca yeni sezon için ağır giden Ali Sami Yen Stadı’nın kombine satışları da giderek artmaya başladı.
-ADINI DUYANIN İLGİSİ TAVAN YAPIYOR-
Flaş transferler yaparak bu ilgiyi daha da artırmayı planlayan yönetim, elde edilecek gelirle iki şirketin birleşmesi için gereken kaynağı oluşturmaya çalışacak. Rijkaard’ın G.Saray’a teknik direktör olması, transferde de işleri kolaylaştırdı. Daha önce Sarı-Kırmızılı yöneticilerin transfer tekliflerini, Şampiyonlar Ligi şartını öne sürerek yokuşa süren birçok yıldızın, Hollandalı çalıştırıcının takımın başına geçmesi üzerine fikir değiştirdikleri bildirildi. Ayrıca bir seneden beri üzerinde adeta ölü toprağı bulunan Florya tesislerinde de tam bir Rijkaard heyecanı yaşanıyor.
Van Nistelrooy kapışması Hollandalı futbolcu için sefere hazırlanan Cimbom, Tottenham’ın araya girmesiyle işi hızlandırdı.
Sarı-Kırmızılılar, Rijkaard’ın, “Siz teklifinizi yapın sonrasını bana bırakın” talimatını verdiği Hollandalı yıldız Van Nistelrooy için vites yükseltti. Zira ünlü golcüye İngilizler’in Tottenham Kulübü’nün de talip olduğu ortaya çıktı. Nistelrooy’u kaptırmak istemeyen Galatasaray yönetimi, Rijkaard aracılığıyla bu transferi bitirmeye çalışıyor.
-YILDIZ GOLCÜDEN İLK SİNYAL GELDİ-
Bu arada Nistelrooy’un, Rijkaard’ın G.Saray’a gelmesi sonrasında transfer olabileceğine dair ilk kez yeşil ışık yaktığı belirtildi. Hollandalı golcünün şartlarını görüşmek için yönetimin bugünden itibaren işi hızlandırması bekleniyor. Ayrıca yönetim, perşembe İstanbul’a gelip transfer listesi verecek olan hocasının raporuna göre başka operasyonlara da girişecek
ABD'li ünlü yatırımcı Jım Rogers dünyanın bir dolar kriziyle burun buruna geldiğini belirterek, "Fed o kadar çok para basıyor ki, bunun sonucunda borsalar 20 bin 30 bin seviyelerine kadar çıkabilir" dedi. Rogers, CNBC'ye verdiği röprtajda doları son derece kusurlu bir para birimi olarak tanımladı ve bir sonraki krizin başlıca sorumlusunun dolar olacağını iddia etti. Emtia fiyatlarının küresel krizden çıkışın lokomotifi olacağını iddia eden Rogers, toparlanma olsa da olmasa da enflasyon nedeniyle emtianın getirisinin yüksek kalmaya devam edeceğini düşünüyor.
"Tuttuğu takımı bana söylemişti !.."
Mehmet Topuz, tapusu Fenerbahçe’de ama gönlü Beşiktaş’ta olan, son günlerin futbol gündemini allak bullak eden bir transfer gündeminin bir numaralı aktörü... Tapusu Fenerbahçe’de; Çünkü Kayserispor ve sarı-lacivertli kulüp yöneticileri bunu böyle açıklıyorlar. Beşiktaş bir taraftan 'Biz anlaştık' diyor, Topuz destekliyor. “Ben Beşiktaşlıyım ve Fenerbahçe forması giymem” diyor. Transfer dönemlerinde sürekli bu tür açıklamalara rastlarız. Ama bir farkla; futbolcu imzayı attıktan sonra “Ben zaten doğuştan Beşiktaşlıyım, Fenerbahçeliyim, Galatasaraylıyım veya Trabzonsporluyum” der. Ama Mehmet Topuz gibi, daha imzayı atmadan, hem de transferi böylesine çıkmaza girmişken, “Ben şu takımlıyım, şu takımın formasını giyerim, bu takımın formasını asla giymem” diyen bir futbolcuya en azından bugüne kadar ben rastlamadım.
Beşiktaş yönetimi Mehmet Topuz’la anlaştıklarını ve Milli futbolcunun önümüzdeki sezon siyah-beyazlı formayı giyeceğini açıkladıktan sonra Fenerbahçe yönetimi "Biz bonservisini aldık" açıklamasını yapıyor. İşte burada işler karışıyor.
Fenerbahçe “Biz aldık” derken, Topuz “Beşiktaşlıyım” diyor ve bir anda ortalık karışıyor. Bir taraftan da Galatasaray’ın eski yöneticisi Fatih Gökşen “Topuz aslında Galatasaraylı” diyor. Diğer yandan da Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Topuz’un kendisine Fenerli olduğunu söylediğini dile getiriyor.
Adeta bu iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor!
Ve en son Aziz Yıldırım’dan bir açıklama daha geliyor: “Mehmet Topuz Ligtv.com.tr’ye de daha önce 3 büyükleri tutmadığını söylemiş”.
16 MAYIS 2006 Sayın Aziz Yıldırım’ın dile getirdiği bu söylemin bulunduğu röportajı 16 Mayıs 2007’de yaptık Mehmet Topuz’la.
Kayserispor tesislerinde, yönetim kurulu toplantı odasında gerçekleştirdik röportajı. Mehmet Topuz bugün olduğu gibi o dönem de transferin gözdesiydi. Hatta Kayserispor Başkanı Recep Mamur, “Satmıyorum, bilboardlara reklam vereceğim” demeye kadar işi getirmiş durumdaydı ve doğal olarak Topuz’la transferinide konuşmuştuk.
Ardından doğal olarak tuttuğu takımı da sormuştum kendisine.
RÖPORTAJDA POLİTİK YANIT VERMİŞTİ !.. Topuz’a, “Futbolculara hep tuttuğun takım var mı? diye sorulur. Futbolcular da 'Küçükken bir takım tutuyordum ama artık profesyonelim, tutmuyorum' derler” dediğimde, kendisi ilk olarak şu cevabı vermişti: “Benim abim Kayserispor Taraftarlar Derneği'ndeydi. Benim de elimden tutardı ve küçük yaşta maçlara götürürdü. Deplasmanlara bile götürürdü. Kayserispor aşkıyla büyüdüm”.
“Sen Kayserispor taraftarısın ve 3 büyüklerden hiçbirini tutmadın yani” dediğimde de “Yok tutmadım. Küçük yaştan beri, kendimi bildim bileli hep Kayserispor'un maçlarına gidip geldim. O yüzden Kayserisporluyum” cevabını vermişti bana.
Ancak bu bölüm röportajda yazılması kaydıyla söyledikleriydi Topuz’un. Yani bir anlamda politik bir cevaptı.
"BEŞİKTAŞLIYIM" Ancak Mehmet Topuz, küçüklüğünde tuttuğu takımı "Yazılmaması koşuluyla" söylemişti bana. Ve gazetecilik kuralları gereği bunu hiçbir yerde yazmadım ve söylemedim.
Ancak son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından, Mehmet Topuz'un o gün yazılmaması koşuluyla söylediği hangi takımı tutuğu gerçeği, bugünlerde dile getirdiği söylemleri doğruluyor.
Mehmet Topuz, o gün off the record olarak bana küçüklüğünden beri Beşaktaşlı olduğunu söylemişti. Bugünlerde söylediği gibi.
Tam 2 yıl önce yine transferin bir numaralı gündem maddesini oluşturan Mehmet Topuz, bundan 5 yıl önce Galatasaray yöneticilerine "Galatasaraylıyım", geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe yöneticilerine "Fenerbahçeliyim" Beşiktaş ile anlaştıktan sonra ise televizyon kameralarına "Beşiktaşlıyım" açıklamasını yaparken bir anlamda "Mehmet Topuz hangi takımla görüşüyorsa o takımı tuttuğunu söylüyor" kanısını gözler önüne seriyor.
Ama bir gerçek var ki, Mehmet Topuz, hiçbir kulübün temsilcisi olmayan bana, 16 Mayıs 2007’de gerçekleştirdiğim röportajda yazılmaması kaydıyla “Beşiktaşlıyım” demişti.
Tersanede patlama
uzla tersaneler bölgesinde bakıma alınan bir kuru yük gemisinde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangında bir işçi hayatını kaybetti, 3 işçi yaralandı.
Turan ARSLANOĞLU / İSTANBUL (AHT)
Tuzla tersaneler bölgesindeki Çelik Tekne Tersanesi'nde bakıma alınan Vinga adlı kuru yük gemisinin ambarlar bölümünde saat 20.00 sıralarında boya yapılırken gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi. KGS Denizcilik şirketine ait gemide meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangına ilk müdahaleyi Tuzla itfaiye ekipleri yaparken, gemide mahsur kalan 29 yaşındaki Hüseyin İdir yaşamını yitirdi. Patlama ve yangın nedeniyle yaralanan 3 işçi de Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. İşçilerden 30 yaşındaki Süleyman Kırkgül'ün vücudundaki yanıklar nedeniyle ağır yaralı olduğu öğrenildi. İtfaiye ekipleri gemide hayatını kaybeden işçi İdir'in cesedine yoğun gaz kokusu nedeniyle ulaşamadı.
Japonlar salgın hastalıkları 'ceple' önleyecek
Japonya hükümeti ile ülkenin en büyük internet ve cep telefonu hizmetleri sağlayıcısı Softbank, ilkokullarda salgın hastalıkların yayılmasını engelleyecek bir sistemin geliştirilmesi için anlaştı.
Softbank yetkililerinin verdiği bilgiye göre, hastalıkların en hızlı yayılma ihtimalinin bulunduğu ilkokullardaki 1000 öğrenciye, küresel konumlandırma sistemi (GPS) bulunan telefonlar verilecek. Çocukların bulunduğu yer ve zamanlar, dakika dakika Softbank'taki bir data merkezine aktarılacak. Hastalık tespit edilen bir öğrencinin, nerede ve ne zaman kimlerle etkileşim içinde bulunduğu öğrenilip, buna göre önlem alınacak. Öğrencilerin aileleri de, çocuklarının cep telefonlarına gelen mesajlardan hastalık kapmış olabileceklerine dair bilgi alabilecek ve kısa sürede hastanelere yönlendirilecekler.
Softbank'ta ilgili bölümün yetkililerinden Masato Takahashi, "Çocukların ailelerine ve çevrelerindeki diğer insanlara hastalık bulaştırma riski çok yüksek. Sayı çabucak, ikiye, üçe, dörde katlanabilir. Sistem, hastalık daha fazla yayılmadan gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacak" dedi. Takahashi'nin hesabına göre, bir kişi her gün 3 kişiye hastalık bulaştırırsa ve diğer kişiler de bu hızla hastalığı yaymaya devam ederse, 10 gün sonunda 60 bin kişi virüs kapmış olacak. Ancak hastalık bulaştırma sayısı 2'ye inerse, 10 günün sonunda sadece 1500 kişi virüsten etkilenecek.
Sistemin bu yıl içerisinde bir pilot bölgede uygulanması, daha sonra Japonya'daki bütün okullara yayılması hedefleniyor.
Hakkari'de zırhlı araç devrildi
Hakkari'de İl Emniyet Müdürlüğüne ait zırhlı aracın devrilmesi sonucu 4 polis memuru yaralandı.
Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde Çukurca ilçesinden Hakkari'ye getirilen Seviye Belirleme Sınavı (SBS) evrakını taşıyan araca eskortluk yapan ve içinde 4 polis memurunun bulunduğu zırhlı araç, Hakkari-Çukurca kara yolunda takla attı.
Araç içerisinde bulunan 4 polis memuru yaralandı.
Hakkari Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan 3'ü ayakta tedavi edilirken, durumu ağır olan bir polis memuru ambulansla Van'a sevk edildi.
İşte Türkiye'nin petrol rezervi
[SIZE=7][COLOR=red][B]2008 yılında açılan 30 üretim kuyusundan, 25'inde ham petrol, 1'inde doğalgaz üretimi yapılıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 2008 yılında açılan 30 üretim kuyusundan, 25’inde ham petrol, 1’inde doğalgaz üretimi yapıldığını belirtti. Yıldız, MHP Hatay Milletvekili Turan Çirkin’in, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz varlığının ne kadar olduğuna ilişkin soru önergesine verdiği yanıtta, petrol arama ve üretim kuyuları hakkında bilgi verdi. Marmara Bölgesi’nde 57, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 26, İç Anadolu ile Akdeniz Bölgelerinde 4’er, Karadeniz Bölgesi’nde 3 ve Ege Bölgesi’nde 2 olmak üzere, 2008 yılında toplam 96 petrol arama kuyusu açıldığını bildiren Yıldız, “TPAO Genel Müdürlüğünce açılan 73 adet kuyunun 36 adedi ’petrollü kuyu’ olarak tamamlanmış olup, yıl içinde arama, geliştirme ve yeniden değerlendirme yoluyla 34,5 milyon varil rezerv eklenmiştir. 2008 yılında 400 milyon metreküp ilave doğalgaz rezervi tespit edilmiştir” bilgisini verdi. Yıldız, 2008 yılında 30 adet üretim kuyusu açıldığını, 25’inde ham petrol, 1’inde doğalgaz üretimi yapıldığını belirterek, TPAO Genel Müdürlüğünce 2008’de devreye alınan 38 yeni petrol ve 5 yeni doğalgaz kuyusundan toplam 523 bin 353 varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretimi artışı sağlandığını bildirdi. Türkiye’nin üretilebilir petrol varlığına ilişkin soruyu yanıtlarken de Taner Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle keşfedilen sahalardaki yerinde petrol rezerv miktarının 981,9 milyon ton olduğunu açıkladı. Bu rezervin, 172,4 milyon tonunun üretilebilir rezerv durumuna olduğunu ifade eden Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle de 130,7 milyon tonunun üretildiğini kaydetti. Yıldız, 2008 yılı sonu itibariyle 22,6 milyar metreküp olan keşfedilen sahalardaki yerinde doğalgaz rezervin, 17,4 milyar metreküpünün üretilebilir rezerv durumunda olduğunu belirtti. Bu rezervin 2008 yılı sonu itibariyle 10,6 milyar metreküpünün üretildiğini, kalan rezervin 6,8 milyar metreküp olduğunu bildiren Yıldız, kalan üretilebilir rezervin 834,1 milyon metreküpünün Batı Karadeniz’de, 2 milyar 763 milyon metreküpün Trakya Bölgesi’nde, 3 milyar 228 milyon metreküpün de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde olduğunu ifade etti. Petrol arama ruhsatı alan firma sayısı hakkında bilgi veren Yıldız, 2009 yılı Mart ayı itibariyle arama ruhsatı sahibi firma sayısının 23’ü yabancı olmak üzere, 47 olduğunu belirtti. Yıldız, 20 yerli, 23 yabancı firmanın arama faaliyetinde bulunduğunu kaydetti.
Sağlık Bakanlığı, 27 Mayıs 2009 günü ABD'nin New York eyaletinden hareket edip 28 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye'ye gelen bir ABD vatandaşında domuz gribi tespit edildiği bildirdi. Bakanlık, bu vakanın Türkiye'de tanısı konan sekizinci vaka olduğunu ve tüm vakaların hastalığın kuluçka döneminde ABD'ye seyahat hikayesinin mevcut olduğunu açıkladı. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 27 Mayıs 2009 günü ABD'nin New York eyaletinden hareket edip 28 Mayıs günü Türkiye'ye gelen bir ABD vatandaşı ateş, baş ağrısı ve halsizlik şikayetleri ile 2 Haziran günü sağlık kuruluşuna müracaatta bulunduğu bildirildi. Açıklamada, hastadan alınan numunenin Ulusal Grip Referans Laboratuarı'ndaki incelemesinde Domuz Gribi (İnfluenza A/H1N1) tespit edildiği bildirildi. Bu vaka ile birlikte Türkiye'de tanısı konan 8. vaka olduğunu belirtilen açıklamada, vakaların hastalığın kuluçka döneminde ABD'ye seyahat ettiği bildirildi. Hastanın genel durumunun iyi olduğu ve izole edilerek tedavisine başlanıldığı belirtilen açıklamada, hastanın yakın temaslılarına ulaşıldığı, koruyucu ilaç tedavilerine başlanıldığı ve hastalık belirtileri açısından takiplerinin süreceği duyuruldu.
Yolcu otobüsü kaza geçirdi: 4 kişi öldü
Zonguldak- Ankara karayolunda, yolcu otobüsü ile hususi otomobil çarpıştı. Kazada, ilk belirlemelere göre 5 kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Zonguldak'ın Devrek ilçesindeki trafik kazasında ilk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 31 kişi yaralandı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kastamonu'nun Cide ilçesinden İstanbul'a gittiği bildirilen, sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 34 KRU 23 plakalı otobüs, Başlarkadı köyü mevkisinde, karşı yönden gelen Recep Alabaş'ın kullandığı 67 NS 885 plakalı otomobille çarpıştı.
Kazada, Bolu'dan bir yakınlarını hastanede ziyaretten döndüğü öğrenilen sürücü Alabaş ile beraberindeki Makbule Alabaş'ın yanı sıra kimlikleri henüz belirlenemeyen 2 kişi öldü.
Yaralanan 31 kişi, Zonguldak'taki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.